face
Uzman Bilgilendirme
YAŞLILARDA KALÇA KIRIĞI VE SONRASINDAKİ BAKIM SÜRECİ

Düşme sonrası görülen kalça kırıkları, yaşlılarımızın en önemli sorunlarından biri olup, hastaneye yatış sebepleri arasında ikinci sırada yer almaktadır.

Osteoporoz, yetersiz ve dengesiz beslenme ve hareketliliği kısıtlayan çeşitli tıbbi rahatsızlıklar yaşlılarda kalça kırıklarını daha da olası hale getirmektedir.

Önleyici tedbirleri bilmek ve uygulamak, kemiklerin güçlü kalmasına yardımcı olmakta ve düşme riskini azaltmaktadır. Oluşan kalça kırıklarında ise tedavi ve rehabilitasyon sürecini doğru planlamak ve uygulamak hem iyileşme sürecini kısaltmakta hem de yaşlıların faaliyetlerini tekrar kazanmasına yardımcı olmaktadır.

Kalça Kırığının Nedenleri 

Kalça kırıklarının yaşla birlikte artma eğilimi vardır. Diğer yaş gruplarına oranla yaşlılarda görülen kalça kırığı birkaç farklı nedenden dolayı daha olasıdır. Bunlardan biri ve en önemlisi yaşlıların düşmeye eğilimli olmasıdır. Çünkü; devam eden kronik hastalıklar, kas ve iskelet sisteminde oluşan güç kaybı ve bazı nörolojik problemlerden dolayı yaşlılar dengelerini daha kolay kaybedebilmekte ve refleksleri zayıf olduğu için kendilerini kolay toparlayamamaktadırlar.

Genetik yatkınlık, kalsiyum ve d –vitamini yetersizliklerine bağlı olarak gelişen Osteoporoz da kalça kırığı olasılığını arttırmaktadır. Kemikler daha zayıf ve kırılgan hale geldiğinden osteoporozu olan bir yaşlının düşmelerden etkilenme olasılığı daha yüksektir. Hatta düşme yaşamadan basit bir çarpmayla bile kalça kırıkları oluşabilir.

Bunların dışında otururken veya yataktan kalkarken kan basıncındaki ani düşüşler, baş dönmeleri reflekslerin yavaşlaması, çeşitli travmalara sebep olabilir.

Kalça Kırığını Önleyecek Basit Önlemler

Yaşlınızın fiziksel aktivitelerini arttırın. Hızlı tempo gerektirmeyen biçimde yürüme, birkaç kat merdiven çıkma gibi egzersizler; kemik yoğunluğunu korumaya, kas kütlesi, kuvveti ve dengesini iyileştirmeye yardımcı olur.

Bununla birlikte her yaş grubunda olması gerektiği gibi yaşlılarımızın kalsiyum ve D-vitamini alımı gözden geçirilmeli, gerekirse takviye edilmelidir. Düşük D vitamini seviyesi olan yaşlılarda kas kitlesinde azalma riski artar ve bu nedenle kırık riski artar. D vitamini ve kalsiyum takviyesinin genellikle kemik mineral yoğunluğunu iyileştirdiği düşünülmektedir.

Yaşlıların kemik ve kas sağlığını ele almanın yanı sıra ev ortamına da odaklanılmalıdır. Düşmeye bağlı kalça kırıklarının bir çoğu evde çeşitli nedenlerle ortaya çıkar. Yaşlıya zarar verecek evdeki fazla eşyalar ortadan kaldırılmalı, halılar sabitlenmeli, evin belirli bölümlerine tutunma aparatları yerleştirilmeli ve aydınlatmalar yeterli olmalıdır. Ev ortamındaki tehlikeleri belirlemek, günlük aktivitelerde güvenli performansı sağlamak için uzman bir sağlık çalışanından profesyonel destek almalısınız.

Kalça Kırığının Belirtileri

  • Yürümekte zorlanma,
  • Bacağının üstüne basamama,
  • Kalça ya da kasıkta aşırı ağrı,
  • Kalçada ya da çevresinde morarma ve şişlik,
  • Üzerine düşülen taraftaki bacakta kısalma gibi belirtiler varsa kalça kırığı ile karşı karşıya olabilirsiniz.

Kesin tanı, yaşlının hastanede veya evde çektirdiği röntgen sonucuna göre hekim tarafından değerlendirilerek saptanır.

Kalça Kırığı Ameliyatı ve Sonrasındaki Bakım Süreci

Kalça kırığı sonrası dönem; oldukça zorlu, acı dolu ve travmatik bir dönemdir. Yaşlı bu süreçte sağlığını tekrar kazanamama korku ve endişesi yaşar.

Kalça kırığı tedavisinde başlıca hedef; kalçanın stabilize edilmesi, ağrının azaltılması, oluşabilecek komplikasyonların önlenmesi ve hastaya fonksiyonlarının tekrar kazandırılmasıdır.

Cerrahi operasyon kalça kırığı için sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir. Fakat burada önemli olan, yaşlı hastanın genel durumunun cerrahi operasyona uygunluğudur. Cerrahi operasyon seçiminde birçok faktör yer almaktadır. Yaş bunlardan sadece bir tanesini oluşturur. Yaş faktörü dışında kırığın tipi ve şekli, hastanın ek hastalıkları, prognozu ve cerrahın tercihi burada önem taşır.

Cerrahi operasyona karar verilen durumlarda ameliyat; enfeksiyon riski, bası yarası riski ve hastanede kalış süresini en aza indirmek adına mümkün olan en kısa sürede yapılmalıdır (ideal olarak 48 saat içinde).

Ameliyat sonrası rehabilitasyona gecikmeksizin başlayın!

Fizik tedavi ilk postoperatif (ameliyat sonrası) günde başlatılmalı, yatay hareket serbestliği sağlanmalı, zamanla yataktan sandalyeye bağımsız transferler gerçekleştirmeli ve zamanla hasta tam ağırlığını kullanmalıdır.

Hastanın ameliyat sonrası bakım sürecinde birçok komplikasyon görülebilir ve önlenebilir. Bu komplikasyonlar çoğunlukla deliryum, enfeksiyon, emboli ve beslenme bozukluklarıdır.

Kalça kırığı olan yaşlı hastalarda en fazla görülen komplikasyon deliryum’ dur. Deliryum, kişide dikkat ve hafıza gibi bilişsel işlevlerde ve davranışlarda bozulma ile sonuçlanan, hızlı ve dalgalı seyirli bir nöropsikiyatrik tablodur. Hastanın daha önceden bir bilişsel bozukluğu var ise Deliryum riski fazladır. Bununla birlikte hastanın yaşı, görme ve işitme bozukluğu, çoklu ilaç kullanımı deliryumu tetikleyebilir. Deliryum, hastaya yapılacak erken müdahale, fiziksel iyileşmenin hızlıca arttırılması ve alacağı bakım desteği ile önlenebilir. Aile üyeleri veya hastabakıcıdan alacağı destekleyici bakım oldukça önemlidir.

Emboli riskine karşı hastayı koruma, ortopedik operasyon sonrası profilakside uzun süredir bakım standardı haline gelmiştir. Yani kalça kırığı ameliyatları sonrası emboli riskini azaltmak için muhakkak hastaya kan sulandırıcı ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Hastalar taburcu olduktan sonra asgari 10-14 gün antitrombotik ilaç kullanmalıdırlar.

Beslenme bozukluğu, kalça kırığı hastalarının %20 sini etkileyen bir komplikasyondur. Bu dönemde yeterli protein alımını sağlamak için adım atılmalıdır. Alınacak protein desteği, hastanın yatış süresinin kısalmasını ve post-op komplikasyonların azaltılmasını sağlamaktadır. Ayrıca mineral ve vitamin desteği de sağlanmalıdır.

Rehabilitasyon sürecinde pnömoni, idrar yolu enfeksiyonu, insizyon yeri enfeksiyonu ve bası yaraları görülme riski de oldukça yüksektir.

Kalça kırığı olan hastaların bakımı ile ilgili;

Bu hastaların çoğunlukla banyo yapma, giyinme, tuvalet gereksinimlerini giderme gibi günlük yaşam aktivitelerinde zorlandıkları ve bu süreçte başkalarına bağımlı olarak yaşadıkları görülmektedir. Hastanın beslenmesi, öz bakımı, ilaçlarının düzenli verilmesi, vital bulguların takibi, pasif egzersizlerin yaptırılması ve doğru pozisyon verilmesi hastanın destek alması gereken temel ihtiyaçlardır. Hastanın iyileşmesi ve bağımsızlığını kazanabilmesi için zamanın önemli ve değerli olduğu bu süreçte en iyi yaklaşım profesyonel destek almaktır.

Ameliyat sonrasında komplikasyonları önlemeye yönelik hastayı rahatlatıcı önlemlerin alınması, ağrının yönetimi ve hastanın psikolojik ve sosyo-kültürel yaşamında kendi kendine yeterli duruma gelmesini sağlamaya dikkat edilmelidir.

Tüm bu süreçlerdeki en önemli amaç; hastanın yatağa bağımlı hale gelmesini engellemektir. Hasta için bu acı verici ve travmatik deneyim sonrasında tekrar ayağa kalmak ve düşme riski yaşamak son derece korku vericidir. Ailelerde bu deneyimi tekrar yaşamamak için rehabilitasyon ve bakım sürecinde hızlı aksiyon ve profesyonel destek almalıdırlar.

Siz veya sevdiğiniz biri kalça kırığı deneyimi yaşadı mı?

Yaşadıysanız deneyiminizin nasıl olduğunu ve nasıl bir süreç geçirdiğinizi aşağıdaki yorumlar bölümünden bize iletebilirsiniz.

UZMANINA SOR
Copyright © 2018 | İstanbul Medical Center
GZip: True