Şeker Hastalığı ve Diyabetle Yaşam

Şeker Hastalığı Nedir?

Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, kanda bulunan şeker (glukoz) seviyesinin normal değerlerin üzerine çıkması, bunun sonucunda vücuttaki bir çok mekanizmanın bozulması durumudur.

Şeker Hastalığı Neden Olur?

Bilimsel araştırmalar şeker hastalığına (diyabet) genetik ve çevresel faktörlerin neden olduğunu göstermektedir. Tip 1 Diyabet ve Tip 2 diyabet olarak adlandırılan iki farklı şeker hastalığının vücutta hastalığa dönüşme nedenleri de farklıdır.

Tip 1 diyabet, genellikle genetik faktörlerin rol aldığı bir tablo çizer. Bazı durumlarda, pankreastan salgılanan ve vücutta kan şekerini düzenlemeye yarayan insülin hormonu salgılanamaz. Pankreasın vücutta virüsler tarafından saldırıya uğraması ve bunun sonucunda bağışıklık sisteminin zayıflayarak insülin hormonunu salgılanmasını engeller. Bu durum bir süre sonra vücutta diyabet hastalığının gelişmesine neden olur. Tip 1 diyabet çoğunlukla çocukluk çağında görülen diyabet şeklidir. Fakat bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı yetişkinlikte de görülebilir.

Tip 2 diyabet, pankreasın yeterli insülin salgılamasına rağmen insülin hormonunun vücut tarafından salgılanamama durumudur. Bu durum vücut tarafından uzun yıllar belirti vermeyebilir. Sonrasında tetikleyen nedenlerden biri veya bir kaçı (stres, gebelik, kilo fazlalığı, enfeksiyon) diyabet hastalığına çevirir. Son yıllarda özellikle gebelik diyabeti (gestasyonel diyabet) görülme oranları artmıştır. Gebelikte gelişen gebelik diyabeti doğumdan sonra bazı kişilerde tamamen ortadan kalkarken bazı kişilerde ise kalıcı bir sağlık problemine dönüşmektedir.

Diyabetin (Şeker Hastalığının) Belirtileri Nelerdir?

Diyabet hastalığının tipik belirtileri bulunmaktadır. Fakat teşhis almayan ve diyabet olduğunu bilmeden yaşayan kişiler bu belirtileri bir hastalığa yormazlar. Bazı hasta grupları da tanıdık ve akrabalardan öğrendiklerinden yola çıkarak ve internet üzerinden “diyabetin belirtileri nedir?” diye arama yaptığında bir çok belirtinin kendisinde olduğunu fark ederek bir hekime görünmeye karar verir.  Halen Türkiye’de sayıları binlerle ifade edilen teşhis almamış gizli diyabet hastası bulunmaktadır.

Diyabet Belirtileri
  • Ağız kuruluğu, çok su içmek
  • Çok yeme isteği veya iştahsızlık
  • Sık idrara çıkma
  • Kan şekeri dengesizlikleri
  • Yorulma, halsizlik
  • Hızlı kilo kaybı
  • Geçmeyen enfeksiyonlar

Bu belirtilerden biri veya bir kaçı vücudunuzda sinyal veriyor ise mutlaka bir dahiliye hekimine görünerek gerekli tedbirleri alın. Tedbir alınması ve tedavinin düzenlenmesi diyabetin ilerlemesini engelleyecek, vücuttaki damar yapılarına ve organlara zarar vermeden kontrol altına almayı sağlayacaktır.

Diyabetin Vücuda Etkileri

Çocukluğumuzdan bu yana büyüklerimizden duyduğumuz şey, diyabet hastalarının tatlı yiyemediği klasiğiydi. Günümüzde ise artık konunun sadece şeker veya tatlı yiyememek kadar basit olmadığının farkındayız. Diyabet yani şeker hastalığı kontrol altına alınmadığı taktirde, vücudun damar yapısını bozarak organlara zarar verir, vücutta çeşitli komplikasyonların gelişmesine ve hastada hayati olabilecek risklerin gelişmesine zemin hazırlayabilir.

 Diyabet kaynaklı gelişebilecek hastalıklar
  • Kalp hastalıkları
  • Felç (inme)
  • Böbrek hastalığı/böbrek yetmezliği
  • Göz problemleri
  • Sindirim sorunları
  • Enfeksiyonlar ve kapanmayan yaralar
  • Diş ile ilgili sıkıntılar
Diyabetin Tedavisi Nasıl Düzenlenir?

Diyabet teşhisi alan hastanın tedavisi dahiliye veya endokrinoloji hekimi tarafından kişiye özel olarak planlanır. Tip1 ve Tip2 diyabete göre hekim hastanın ilaçlarını veya insülinini düzenleyerek uyması gereken beslenme modelini ve yaşam şeklini anlatır. Bundan sonraki süreçte kişi artık uzun yıllar hayatının bir parçası haline gelecek bu yeni düzeni kabullenir, hekimi ve diyabet hemşiresi ile koordineli şekilde düzenli kontrollerini yaptırarak hastalığın ilerlemesini engelleyebilir.

Tedavide hastalığı kontrol altına almak ve olumsuzluklar yaşamamak için hastanın da üzerine düşen görevleri yerine getirmesi gerekir. Diyabet hastaları; sürekli yanlarında bulundurması gereken (evde ve dışarıda) kan şekeri ölçüm cihazı ve insülin kalemi gibi aparatların eğitimini almalı ve doğru uygulamayı bilmelidir.

Kan Şekeri Ölçüm Cihazı Nasıl Kullanılır?

Kan şekeri aletinin ucuna her kullanımda değiştirilecek çubuk (kan şekeri ölçüm stripi) yerleştirilir.  Diğer taraftan parmağın delinmesini sağlayacak kalem hazırlanarak parmağın ucuna batırılır. Çıkan ilk kan pamukla temizlenir, sonrasında gelen ikinci kan cihazın çubuk aparatına değdirilerek kanın alınması sağlanır. Çıkan sonuçlar günlük olarak not edilir.

Diyabetle Yaşam

Diyabet (şeker hastalığı), kontrol altına alındığı, önemsendiği ve düzenli bir yaşam modeli olarak benimsendiği taktirde, sanılanın aksine kısıtlayıcı değil tam tersine vücut için faydası olan düzenli ve sağlıklı bir yaşam biçimidir. Diyabette ilaçların haricinde sadece beslenme düzenlenmeye çalışılmamalı beraberinde etkisi olacak diğer faktörlerin de sisteme dahil edilmesi sağlanmalıdır.

• Diyabet Hastalarında Eğitim

Diyabette hastanın eğitim alması şarttır. Diyabet teşhisi ile birlikte bundan sonra yaşanacak süreç ve beklentiler önce hekim tarafından hastaya ve hasta yakınına anlatılır. Sonrasında diyabet hemşiresi tarafından ilaç kullanımları, kan şekeri kontrolleri, beslenme düzeni, yapılması önerilen egzersizler gibi detaylar hasta ve hasta yakını ile paylaşılır. Diyabet hemşiresi, gerekli hallerde hastanın evde ve sosyal hayatta ihtiyacı olan bilgi desteğini sağlar.

• Diyabet Hastalarında Beslenme

Her ne kadar diyabete bağlı diyete başlayan hastalar yiyemediklerinden dolayı bir ceza veya mahrumiyet hissine kapılsalar da, aslında diyabetik beslenme eşittir sağlıklı beslenmedir. Beslenmenin içeriği, sadece hasta kişilerin değil sağlıklı insanlarında beslenmesi için önerilen Akdeniz tipi beslenme modelini içermektedir.

Beslenme, özellikle diyabet hastalarının en çok önemsemesi gereken maddelerden biridir. İlaç içilmesi veya iğne olunması yenilmemesi gereken gıdaların yenilmesine olanak sağlamaz. Bu yanlış düşünce kişinin ileride daha da olumsuz sonuçlar yaşamasına zemin hazırlar. Ayrıca diyabette şekerli gıdaların yanı sıra paketli her türlü gıda, kan şekerinin hızlı artmasına neden olacak poğaça, makarna, pilav, kek, börek gibi besinlerin mümkünse tüketilmemesi veya sınırlı tutulması önemlidir. Evde veya dışarıda sosyal hayata uyum sağlanmalı ve düzenli beslenme adımları her şartta uygulanmalıdır. Hastalığın başında daha düzenli bir sistem oturtabilmek adına istenilirse bir beslenme uzmanından destek alınmalıdır.

• Diyabet Hastalarında Fiziksel Aktivite

Diyabette fiziksel aktivitenin/egzersizin arttırılması, alınan besinler sonucunda vücutta oluşan şekerin kaslar tarafından kullanılmasını hızlandırarak kan şekerinin düşmesini sağlamaktadır. Ayrıca aktivite obezitenin azalmasına ve kilo vermeye yardımcı olurken normal tempoda yürüyüşler daha aktif bir hayat sunar.

• Diyabet Hastalarında Uyku

Diyabetli hastalarda sık idrara çıkma, horlama, terleme gibi nedenlerle uyku düzensizlikleri yaşanabilir. Bu durum uyandıklarında yorgun hissetme, gün içerisinde uyku hali gibi sonuçları doğurabilir. Uykusuzluğun yaşanmaması için uykusuzluğa neden olan belirtilerin azaltılmaya çalışılması ve önlemlerin alınması önemlidir.
• Diyabet Hastalarının Kontrol Mekanizması
Diyabetli hastalar aldıkları tıbbi desteğin yanı sıra kendilerinin doktoru olmalıdır. Neleri yapıp neleri yapmamaları gerektiğini bilmeli, ona göre hareket etmeli hatta hastalıklarındaki küçük detaylara bile hakim olmalıdırlar. Düzenli bir tedavi planı ve yaşam şekli değişikliği hastalığın tamamen kontrol altına alınmasını sağlayacak ve gelişebilecek farklı hastalık komplikasyonlarının önüne geçecektir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir